Müzeler

Müzeler

Edirne’ye gelince bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış, hele ki Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapmış bir kentte müzelere uğramadan olmaz diye düşündük. Edirne’de ki müzelerde Cumhuriyet’in ilk yıllarında başlayan müzecilik çalışmaları, sonraki yıllarda çeşitli nedenlerle duraklamıştır. Özellikle 2. Dünya Savaşında kentin bir saldırıya uğraması ihtimaline karşı, müzelerdeki değerli eserlerin çoğu, İstanbul ve Anadolu İllerindeki müzelere taşınmıştır.

Edirne Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi 1925 yılında Selimiye Camisi arkasındaki Dar-ül Kur’a Medresesin de kurulmuştur. Yine aynı avludaki Dar-ül Tedris’te Etnoğrafya Müzesi’nin açılması da 1936’ya rastlar. Daha sonra yeni eserlerle zenginleşen müze, 1972’de bitirilen yeni binasına taşınmıştır. Müzedeki eserlerin çoğu prehistorik dönemden kalmadır. Ayrıca eski Yunan, Roma ve Bizans eserleri de mevcuttur. Değerli sikke koleksiyonu, heykeller, steller, toprak ve cam kaplar ilgiyle izlenen eserler arasındadır. Müzenin etnoğrafya salonundaysa yerel giyim kuşam örnekleri, eski Edirne Döşemesi ve Gelinim Köşesi bölümleri ilginçtir.

SelimiyeCamisi’nin Medrese Bölümünde 1925 yılında açılan Türk-İslam Eserleri Müzesi, 1971’de yeniden düzenlenmiştir. Kronolojik sırayla sergilenen eserler arasında en çok ilgi çekeni Büyük Salon’daki süslemeli çadırdır (Otağ-ı Hümayun). Bu salonda özellikle dikkate değer eşyalar arasında Edirnekari ağaç işlemeleri, yüklük ve köşe dolapları, Trabzon ayakları gibi de- koratif olanların yanı sıra sofra ve sini altları, kavukluklar, yazı çekmeceleri ve sandıklar, rahle gibi fonksiyonel olanları da vardır. Edirnekari ağaç işle- meleri, geometrik motiflerinin azlığı, barok etkinin kendini hissettirmesi ve çiçek motiflerinin sıklığıyla tanınırlar. Müzenin orta avlusunda yer alan ve

15. yüzyıldan günümüze dek gelen mezar taşı örnekleri içinde en önemlisi; içinde Fatih Sultan Mehmet’in eşi Sitti Şah Sultan’ın Mezar Taşıdır.

Yorumunuzu bırakın
Yorum Yap
İsim
E-Posta