Edirne Kervansarayları                 

 

 
 
Kervansaraylar
 

Kervansaray, Farsça:   Kārwānsarā Türkçe'ye Kervansaray veya Kervanhanı diye geçen kervanların ticaret yolları üzerindeki bir konak yeridir.

 

Enez Kervansarayı

Enez Trakya’nın Eğeye, oradan da Batı Anadolu’ya yönelik bir ticaret yolu üzerinde bulunmasından ötürü önemli bir yerleşim yeri idi.

Burada bulunan bir kervansaraya halk arasında Deveci Hanı ismi verilmiştir. Bu yapının kitabesi olmadığından ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir.Günümüze iyi bir durumda gelen bu kervansaray dikdörtgen planlıdır.Taş ve moloz taştan yapılmış yapının üzeri kırma bir çatı ile olduğunu gösteren kısa kenarlarda üçgen alınlıkları bulunmaktadır. Kervansarayın içerisinde bölümleri birbirinden ayıran duvarlar yeterli bir vermemekle beraber duvar kenarlarında yüksek sekiler de yolcuların oturdukları, ortadaki geniş alanda da hayvanların bulunduğu açıkça görülmektedir.

 
 
Rüstem Paşa Kervansarayı

Edirne kervansaray ve hanlarının en büyük örneklerinden olan Rüstem Paşa Kervansarayını Rüstem Paşa (l500-1561) l753’de yaptırmıştır. Rüstem Paşa Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Hürrem Sultan ile evlenmiş, Mohaç seferine katılmış, Diyarbakır ve Anadolu beylerbeyliklerinden sonra l544’de sadrazam olmuştur.

Rüstem Paşa Kervansarayı, Eski Cami’nin yakınında, Bedestenin de karşısındadır. Bazı kaynaklarda bu kervansarayın ismi Rüstem Paşa Hanı olarak da geçmektedir. Mimar Sinan’ın eserlerinin listesini veren kaynaklarda ve Tuhfet-ül Mimarin’de Mimar Sinan’ın yaptırdığı eserler arasında ismi geçmektedir.
Bu yapı konaklama amaçlı olmasına rağmen sağlam ve korunaklı oluşundan ötürü Edirneli tüccarlar paralarını ve değerli mallarını burada koruyor, bunun için de kira ödüyorlardı.

Kervansarayın l00x85 cm.lik kırık kartuşlu iki satırlı kitabesi:
Açıldıkça kâpânsun Ayn-ı a’dâ
Bi-hakkın sure-i innâ fetehna
1167 (1753)

 
 

Kervansaray birbirlerine bitişik dikdörtgen iki ayrı bölümden meydana gelmiştir. Bunlardan küçük olanı hayvanlara ayrılmıştır. Arazi konumundan ötürü dış cephede bazı uyumsuzlukların olduğu dikkati çekmektedir. Kesme taş ve tuğladan yapılan kervansaray iki katlı olup, avlunun önünde yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanan sütunların oluşturduğu bir revak bulunmaktadır. Bu revağın uzun kenarlarında karşılık iki merdivenle ikinci kata çıkılmaktadır. Hanın l00 odası olup bu odaların ve üsk kat revaklarının üzerleri kubbelerle örtülüdür. Odaların içlerinde birer niş ve ocak bulunmaktadır. Avluya bakan pencereleri ise tuğla işçiliği ve bezeme yönünden diğerlerinden farklıdır.

Avlunun ortasında bulunan, altında bir de şadırvanı olan bir mescidi varsa da bu yapı günümüze gelememiştir. Mescit l877-l878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında yıkılmış, l968 yılında yapılan restorasyonda da yenilenmemiştir. Avlunun iki uzun kenarındaki karşılıklı merdivenlerle ikinci kata çıkılmaktadır. Üst katın avluya açılan pencereleri tuğla bezemelidir. Ayrıca sokağa bakan yüzünde de dikdörtgen söveli pencereler sıralanmışlardır.

Rüstem Paşa kervansarayı l968-l972 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmış ve otel konumuna getirilmiştir. Bugün burası Kervansaray Otelidir.