 |
|
|
|
Edirne Kakava
Şenlikleri ve
Tarihsel Kökenleri
|
|
|
|
Fotoğraflar : Tahsin
GÜN |
|
Derleyen: Ayşegül
DEVECİOĞLU |
|
|
|
Türkiye'deki ender
kaynaklardan biri
Kırklarelili
araştırmacı Nafiz
Karaçam Kakava'nın
kökenlerini şöyle
açıklıyor
"Kakava, Mısır ve Ön
Asya kökenli bir
inanç olarak kabul
ediliyor. " Çingene
mitolojisine göre
Kakava, Eski
Mısır'da
Tanrı-Kral-Firavun'un
Kopt halkı (Kıpti)
ile birlikte yaşayan
ve kökeni başka bir
topluma zulmetmeye
dayanan 'mucizevi
olayların' zamanla
'bir inanca'
dönüşmesidir.
Olaylar Mısır'da
zulüm görenlerin
mucizevi kaçışıyla
başlar. Onları
izleyen Firavun'un
askerleri sularda
boğulup ölürler.
Kalanlar ise yine
bir kurtarıcının
gelip kendilerini
kurtaracağına
inanırlar. Kurtarma
günü ise 6 Mayıs
olarak kabul edilir.
O sabah Çingeneler
akarsu boylarına
inerler.
Kurtarıcının ölümsüz
olması başlıca
sevinç kaynağıdır.
Bu nedenle çılgınca
eğlenilir."
|
|
|
 |
|
|
|
Çingenelerin
kökenini
İsrailoğulları'nın
Kızıldeniz'i geçişi
sırasında yok
olmaktan kurtulan
Mısırlılara
dayandıran Firavun
efsanesi, farklı
çeşitlemeleriyle
Doğu Avrupa'daki
bütün Çingene
kavimlerinde
mevcuttur,
dolayısıyla pagan
mirasın yanı sıra,
Çingeneler'in eski
ortak sözlü
geleneklerin
arasında
sayılmalıdır. Bu
efsane de,
Çingenelerin
Mısır'la bağlantı
yazgı ve adlarını
İncil kökenli sözlü
geleneklerle
açıklamaya
çalışmaktadır.
Karaçam'ın
açıklaması bilinen
hiçbir kaynakta yer
almasa da, bir çok
Çingene inanışı gibi
ağızdan ağza
yayılarak bu şekli
aldığı belki kabul
edilebilir.
|
|
|
 |
|
|
|
Efsanenin aslı;
( Kalderas Lideri
Zanko Çigan Geleneği
R:P Chatard Paris
1959)
"Birinci Dünya'da
Pharavono
Pharavunure Çingene
kaviminin lideriydi
ve tıpkı Sunto (santa
saint- aziz
sözcüğünün bozulmuş
hali) Abraham
(İbrahim Peygamber),
Sunto Moïshel (Musa
Peygamber), Sunto
Cretchuno (Hazreti
Yusuf) ve Sunto
Yacchof (Hazreti
Yakup) gibi
suuntselerden yani
vaktiyle yalnız
Çingenelerden oluşan
insanlığın büyük
atalarından biriydi.
Pharavono büyük güç
kazanmış ve Horachai
adıyla anılan Türk
Yahudileri ve
Hıristiyanlarına
Sinpetra
kumandasındaki diğer
kavimlere savaş
açarak Porsaida'yı
yani Kutsal
Topraklar'ın
merkezini ellerinden
almak istiyordu.
Taraflar Duneria'nın
iki kıyısında karşı
karşıya
geldiklerinde
Pharavono karşıya
geçip geçemeyeceğini
görmek için bir ok
attı Ancak Duneria
çok genişti.
|
|
|
 |
|
|
|
Bunun üzerine
düşmanı Sinpetra'nın
Tanrı'nın bizzat
kendisi olduğundan
habersiz olarak
Tanrı'ya (Phuro Del)
yakardı: "Tanrım
atlarıma güç ve bana
da bu işin
üstesinden gelme
gücü ver" Böylece
hiçbir engelle
karşılaşmadan
karşıya geçti.
Sinpetra ise
adamlarıyla Tuz
Denizi'ni geçerek
geri çekildi.
Pharavono Tuz
Denizi'nin kıyısına
ulaşınca Tanrı'ya
bir kez daha
yalvarıp yakardı Bu
kez " Tanrım kendi
gücümle ve atlarımın
gücüyle bu işin
üstesinden geleyim"
sözleriyle. |
|
|
 |
|
|
|
Sinpetra ona denizin
içinden bir geçit
açtı ve Pharavono
geçide girince
kollarını kavuşturdu
ansızın büyük bir
fırtınayla geçit
kapandı ve
Pharavunureleri
yuttu. Sadece birkaç
Pharavunure
kurtulmayı başarıp
Zagrebo'ya ( Zagrep)
ulaştı. Burası
onların daha sonra
bütün dünyaya
yayılacakları merkez
olacaktı. İşte o
zamandan beri
onların soyundan
gelenler dur durak
bilmeksizin bütün
dünyada dolanıp
durmak
zorundadırlar |
|
|
 |
|
|
|
Yine Mayıs'ın
24-25'inde bütün
dünya çingenelerince
kutlanan Azize Sara
Bayramı da
(Fransa'da Chamargua
Adası'nda Saintes-
Maries kilisesine
yapılan haç
ziyareti) suyla,
sudan gelen azize,
sudan çıkan ölümsüz
kurtarıcı ve
Hıristiyan
inançlarıyla
bağlantılıdır.
Kakava Bayramıyla
ilgili en akla yakın
açıklama, Çingene
inanışlarının
yerleştikleri
bölgelerin
inançlarıyla
kaynaşıp
farklılaşarak bu
şekli almış
olmasıdır. Nitekim
Anadolu'da yalnız
İslam değil bütün
kültürlerin baharı
karşılamak için
kutladığı Hıdrellez
5 Mayıs akşamı
başlar ve 6 Mayıs
akşamına kadar
sürer. Suya girme
ayini bütün Balkan
Çingeneleri arasında
geçerlidir.
Çingeneler dışında
diğer kültürlerde
suya girme ayini
yoktur.
|
|
|
 |
|
|
|
Alevi inançlarına
göre, Hızır ve İlyas
peygamberler Ab-ı
hayat yani
ölümsüzlük suyunu
aramaya çıkarlar ve
bu suyun kaynağını
bulup içerek
ölümsüzlüğe
kavuşurlar. Hızır
karada, İlyas
denizde yardıma
ihtiyacı olanların
yardımına koşar.
Kürtler 6 Mayıs'ta
birbirlerine kavuşan
Hıdır ve İlyas'ın
gizemli gücünden
yararlanabilmek için
çeşitli kutlamalar
yapar. Baharın
müjdecisi olan
Hıdırellez'de herkes
sahip olmak istediği
şeyi temsil eden (
bir para kesesi,
kibritten ev maketi)
gül ağacının dalına
asar ya da gül
fidanının dibine
koyar. Sağlık
isteyen ise kırlarda
yuvarlanır. Gül
ağacının anlamı,
Hızır'ın çiçeklerle
örülmüş cübbesiyle
geçtiği yerlerde
güllerin açtığına
inanılmasıdır.
Elinde uzun bir
değnek ve keçi
derisinden mintanla
dolaşan İlyas
Peygamber, hem
suların hem
hayvanların
koruyucusudur.
Gezdiği yerlerde
bereket artar,
sürüler çoğalır. |
|
|